Kentsel Dönüşüm İle Yakalanan Büyük Fırsat; Sürdürülebilir ve Modern Kentlere Geçiş

arsa payı
Kentsel Dönüşümde Arsa Paylarının Önemi
25 Nisan 2016
5
Turizm Sektöründe, Gayrimenkul Değerleme’ nin Artan Önemi
10 Mayıs 2016
Tümünü Göster
kentsel-donusum

Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının, Tekil Parseller Bazında Ele Alınması Ne Kadar Doğru?

1950 – 1980 yılları arasında sanayileşme etkisi ile kentlere göç oranı maksimum seviyeye çıkmış, günümüzün büyük kentleri göç dalgaları karşısında, gerek popülist uygulamalar, gerekse yetersiz yönetim otoritesi sayesinde, plansız şekilde gelişmiştir. Geçmiş yıllarda önüne geçilmeyen plansız yapılaşmanın, bugünün metropol olarak adlandırılan büyük kentlerinin, yaşam, yapı ve mekan kalitesinden uzak, donatı alanlarından yoksun, altyapı, ulaşım planlaması gibi sorunlarla boğuşan mega enkazlar haline gelmesinin zemini hazırlanmıştır.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında 15.12.2012 tarihli 28498 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümleri kapsamında başlatılan kentsel dönüşüm uygulamaları sayesinde, kentlerimizi yaşam ve mekan kalitesi yüksek, yeterli donatı alanlarına sahip, altyapı sorunları hafifletilmiş, estetik kentlere kavuşmak için büyük bir fırsat yakalanmıştır.

Afet riski altında olarak değerlendirilen, İstanbul, İzmir ve Antalya İlleri başta olmak üzere bir çok kentte kentsel dönüşüm projelerinin hızla uygulanmakta olduğuna şahit oluyoruz. Yapılan uygulamaların tamamına yakını, parsel bazında, eski yapıların yıkılarak, yerlerine yeni binalar inşa edilmesi şeklinde görülmektedir. Bu durum afet riski taşıyan kentlerde yaşayan halk için oluşabilecek risklere hazırlıklı olunması, can ve mal güvenliğinin temini bakımından olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor olsa dahi, tekil parseller bazında yapılan uygulamaların olumlu sonuçlarını bir kenara koyarsak, geleceğin modern ve sürdürülebilir kentlere geçiş için yakalanan fırsatın kaçırılmakta olduğu görülmektedir.

Parsel bazında yapılan uygulamalar neticesinde, aynı yapı adası içinde, aynı sokak / caddeye cepheli olsalar bile yeni inşa edilen binaların, kat sayısı, oturum alanı, mimarisi, cephe detayları bakımından birbirinden çok farklı özelliklere sahip olduğunu gözlemlemek mümkün. Bu durum hem estetik açıdan olumsuzluk yarattığı gibi, dönüşüm alanlarına gerekli mekansal müdahalelerin yapılmasını imkansızlaştırmaktadır. Parsellerin, ada bazında birleşerek dönüşüme girmesi halinde, yapıların modern inşaat tekniklerine göre yenilenmesi dışında, imar haklarının daha avantajlı hale gelmesi, ada içinde kent yaşamı için gerekli sosyal donatı alanlarına yer ayrılması, estetik ve görsel açıdan daha iyi sonuçlar alınması, yaşam ve mekan kalitesi daha yüksek alanlar yaratılması mümkündür.

Afet Riski Altındaki Alan olan ilan edilen yerlerde ada bazında birleşmeler, ada üzerindeki hak sahiplerinin 2/3 oranındaki kısmının katılımı ile sağlanabilirken, afet riski altında olmayan alanlardaki yerlerde belediyelerin 5393 sayılı Kanunun 73. Maddesi’ ne göre uygulama yapılmakta, bu durumda hak sahiplerinin %100 oranında katılımı gerekmektedir. Günümüzde gerek yerel yönetimlerin ihale yolu ile görevlendirdiği firmalar, gerekse ada bazında kentsel dönüşüme talip olan inşaat firmalarının görevlendirdiği kentsel dönüşüm danışmanlık firmaları, ada bazında birleşmelerde hak sahiplerinin uzlaştırılması süreçlerini başarı ile tamamlayabilme, sürdürülebilir ve modern kentlere geçişin yolunu açmaktadır. Konu ile ilgili olarak, ilgili belediyeler, meslek grubu mensupları ve uzmanlardan detaylı bilgi alabilir ve avantajları öğrenebilirsiniz.

 

Bir önceki yazımız olan Kentsel Dönüşümde Arsa Paylarının Önemi  başlıklı makalemizde Arsa Payı, Arsa payı düzeltilmesi ve Kentsel Dönüşüm Kanunu hakkında bilgiler verilmektedir.


Sunduğumuz hizmetler sizi ilgilendiriyorsa bize telefonunuzu bırakın, danışmanlarımız sizleri arayıp bilgilendirsin. 09:00 - 18:00 saatleri arasında sizlere dönüş yapıyoruz.